BJJ Dövüş Sahnesi İçeren Filmler

Holywood ve BJJ

Covid-19 pandemisi süresince maalesef kulübümüz kapalıydı. Kapılarımızı yeniden açtıysak da BJJ minderinde buluşmak için biraz daha beklememiz gerekecek. BJJ dövüşçülerimizin özlemini çok iyi anlıyoruz. Bizler de sizlerle bir arada olmak için sabırsızlanıyoruz. Bu bekleyiş esnasında özleminizi biraz olsun dindirmek için Hollywood sinemasının BJJ’i kucaklayan filmlerine bakmak iyi gelebilir.

Sizler için, bünyesinde BJJ ve MMA tekniklerini barındıran bomba gibi dövüş sahnelerinin olduğu 5 filmi derledik.  Kimi zaman ancak BJJ eğitimi alanların anlayabileceği belli belirsiz takedown’larla, kimi zaman bariz eklem kilitleri, boğmalar ve submission görüntüleriyle, iştahınızı kabartıp minderle kavuşacağınız günleri düşündürecek o filmler!

1 –  John Wick: Chapter 2


Keanu Reeves ve dövüş sahneleri denilince zaten herkesin gözleri anında parlayacaktır. John Wick’in ikinci filminde Reeves, evinde pusuya düşürüldüğünde öldürülen köpeği için intikam almaya karar verir ve olaylar gelişir. Reeves yeraltı suç dünyasına geri dönecek ve güçlü çetelerle tek başına mücadele edecektir.

Bu filmde aksiyon sekansları çok iyi planlanmış. Keanu Reeves film boyunca farklı dövüş sanatları tekniklerini kullanıyor. Bunlara judo ve aikido’nun yanında BJJ de dahil. Filmde karşılaşabileceğiniz BJJ teknikleri içerisinde kimura ve rear naked choke gibi submission hareketleri yer alıyor. Reeves’in oyunculuk kariyeri boyunca BJJ’den boksa, judodan Krav Maga ve karateye pek çok farklı dövüş disiplininde oldukça kapsamlı eğitimlerden geçtiğini de belirtmiş olalım.

2 – Warrior


Tom Hardy, Joel Edgerton ve kıdemli aktör Nick Nolte’un oynadığı 2011 yapımı film Warrior, MMA’yi odağına alıyor. Filmde eski bir ABD deniz subayını canlandıran Hardy, eski bir boksör olan alkolik babasını canlandıran Nolte ile MMA çalışmaya başlıyor. Sonrasında para ödülü için dövüştüğü kafeste, ağabeyi ile karşılaşıyor. Özünde bir aile draması olan bu film şahsiyet, saygı, cesaret, ihanet ve affetme üzerine çok şey anlatan bir hikayeye sahip.

Çok sayıda MMA dövüş sahnesi olduğu için, doğal olarak BJJ de bu filmde bir hayli baskın. Bu spesifik sahnede iki kardeş turnuva finallerinde karşı karşıya geliyor. Önce Edgerton Hardy’yi armbar’a alıyor. Ardından modifiye bir kimura görüyoruz ve sonunda Hardy’nin kolunu çıkartıyor.

Eğer bu filmi daha önce izlemediyseniz, kesinlikle izlemesiniz. Bugüne kadar yapılmış en iyi MMA filmi olduğuna şüphe yok!

3 – Haywire

Kafesten beyaz perdeye transfer olan ilk kadınlardan, alanında efsaneleşmiş bir isim olan eski şampiyon Gina “Conviction” Carano bu filmde bizlerle. Carano profesyonel yarışma kariyerini 2009’da sonlandırdıktan sonra Hollywood’da kendine sıfırdan bir kariyer yarattı ve Fast and Furious 6, Deadpool ve Kickboxer gibi yapımlarda yer aldı. 2011 yapımı Haywire’da bir süper askeri canlandıran Carano, karşısına çıkan saldırganları muhteşem dövüş becerilerini sergileyerek alt ediyor. Buna mükemmel bir rear naked choke da dahil.

4 – Entourage


UFC kadınlar tüy sıklet eski şampiyonlarından Rowdy Ronda Rousey, 2015 yapımı Entourage’da kısa ama etkileyici bir performans sergiliyor. Filmin yayınlandığı sırada Rousey, o güne kadar hiç yenilmemiş durumdaydı ve gezegendeki en tehlikeli kadınlardan biri olarak kabul ediliyordu. Rousey filmde de kendini canlandırıyor. Jerry Ferrara’nın oynadığı Turtle karakteri Rousey’e çıkma teklif ediyor. Rousey ona, kafeste kendi karşısında 30 saniye dayanabilirse teklifini kabul edeceği şeklinde yanıt veriyor. Turtle neyse ki bu yarım dakikayı doldurmayı başarıyor ancak Rousey’in meşhur armbar’ından kaçamıyor.

Gücünün doruğunda olduğu zamanlarda Rousey armbar’ı ile meşhur oldu. “Kol Koleksiyoneri” lakabıyla anıldığı dönemde, rakibi armbar’ın geldiğini anlasa da, ona asla karşı koyamazdı. Rousey, ileri seviye judo tekniğini Brazilia Jiu-Jitsu ve boks ile taçlandırarak, son derece etkin bir beceri seti oluşturmuştu.

5 – Oblivion


2013 yapımı distopik film Oblivion’da usta aktör Tom Cruise insanlığın dünyayı terk edip farkı bir gezegene taşındığı bir ortamda, dünyada görevlendirilmiş bir askeri oynuyor. Morgan Freeman ve Andrea Riseborough’nun eşlik ettiği filmde Cruise, zaman içinde dünya ile ilgili bildiği şeylerin tamamen doğru olmadığını keşfediyor.

Filmdeki müthiş sahnelerden birinde Cruise kendisinin klonu ile karşılaşarak dövüşmeye başlıyor. Dövüş yere taşındığında, Cruise bir triangle choke patlatıyor ve klonunu yenmeyi başarıyor.

Triangle choke BJJ’deki en verimli hareketlerden biri ve MMA yarışmalarında oldukça sık kullanılıyor. Rakibini yerde güçsüz konuma getirmek için en verimli manevralardan biri olarak kabul ediliyor. Cruise’un fanları için kendisinin bu tekniği hakkıyla becerebilmesi şaşırtıcı olmasa gerek. Ne de olsa, 15 yaşında güreşle ilgilenmeye başlayan Cruise, kariyeri boyunca sayısız aksiyon sahnesine can vermiş bir aktör.

Brazilian Jiu Jitsu’nun Kısa Tarihi

Brazilian Jiu Jitsu’nun Kısa Tarihi

Ultimate Fighting Championship (UFC) ve ONE Championship gibi MMA şampiyonlarının artan popülerliğiyle birlikte, özellikle son 10 yıldır BJJ de çok daha geniş bir kitle tarafından tanınmaya başladı. Kimine göre MMA’in yalnızca bir parçası gibi görünse de, Brazilian Jiu-jitsu tarihi oldukça eskiye dayanan köklü bir disiplin. Bu makalemizde, ülkemizde de oldukça merak edilen BJJ tarihçesini, ilk adımlarından başlayarak, günümüze kadar anlatacağız. Bu, Hindistan’da başlayıp Japonya’ya uzanan, ardından Brezilya’ya, oradan ABD’ye ve Türkiye’de dahil tüm dünyaya yayılan bir hikaye… 

Jiu-Jitsu’nun ataları: Budist rahipler ve samuraylara selam olsun

BJJ hikayesinin başlangıcı, Hindistan’daki Budist rahiplerle ilişkilendiriliyor. Budizmin tüm Asya’ya yayılmasıyla, Japonların bu rahiplerin yöntem ve anlayışlarını alıyorlar. Günümüzde Japon Jiu-Jitsu’su ile bizlerin de uygulayıcısı olduğu Brazilian Jiu-Jitsu arasındaki bağlar oldukça zayıflamış durumda olsa da, kökler dendiğinde lafa rahipleri ve samurayları anarak başlamak gerekiyor. Erken dönem Jiu-Jitsu pratikleri savaş meydanında kullanılmak üzere 19. yüzyılda Japon samuraylar tarafından geliştirildi. Normalde silahlı ve at üzerinde savaşan bu samurayların amacı, zeminde ve silahlarını kaybetmiş biçimde kaldıklarında da dövüşmeyi sürdürebilecek yöntemler bulmaktı. Samuraylar kullandıkları ağır zırhlar nedeniyle, darbeye dayalı tekniklerdense, günümüz grappling disiplinlerinin de temelini oluşturan boğma, eklem kilitleme, yere atma gibi teknikleri daha kolaylıkla kullanabiliyorlardı. Bu ihtiyaçlardan doğan teknikler Japon Jiu-Jitsu’sunun oluşmasının önünü açtı.

Mitsuo Maeda ve Judo ile atılan kökler

Zaman içerisinde, Japon Jiu-Jitsu’su farklı stillerden oluşan dallara ayrıldı. Her bir stil belli köşeleri sahiplendi. Bununla birlikte Jigoro Kano isimli bir geleneksel Japon Jiu-Jitsu’su öğrencisinin en az gayretle en etkin sonuçları almayı hedefleyen tekniği, diğerlerinin arasından sıyrıldı.  Jigoro Kano 1882 yılında Kodokan isimli bir dövüş sanatları okulu açtı. Kano’nun öğretisi daha sonraları Judo olarak anılmaya başlanacaktı. Onun yöntemindeki eşsiz nokta, BJJ jargonunda da roll etmek olarak geçen, antrenman maçlarını sürece dahil etmesiydi. Randori olarak da bilinen bu yöntem Kano’nun öğrencilerinin, atma, düşürme, kilitleme ve boğma gibi teknikleri, onlara canlı şekilde direnç gösteren rakiplerine karşı pratik etmesine imkanı sunuyordu. Judo’nun bu özelliği, dönemin antrenman felsefesinden temel biçimde ayrılmasına neden oldu. 

Mitsuo Maeda’nın özelleşen tekniği

Judo disiplininin ortaya çıkmasından yaklaşık 30 yıl sonra, Kano’nun öğrencileri arasında yer alan Mitsuo Maeda bu kez spora farklı bir yön verecekti. 1894 yılında Kodokan’da eğitim almaya başlayan Mitsuo Maeda, Kano’nun en iyi öğrencilerinden biriydi. Atma ve yere düşürme tekniklerinde kendini en iyi şekilde geliştirmiş olan Maeda’nın kendine has özelliği ise, newaza olarak da bilinen yer dövüşündeki performansıydı. Maeda’nın hayatındaki bir dizi olay, dünyanın en etkin yer dövüşü sanatı BJJ’in ortaya çıkmasına yol açacaktı.

Gracie Ailesi ve Brazilian Jiu-Jitsu’nun doğuşu

Maeda 1914 yılında Brezilya’ya gitti. Burada Gastão Gracie isimli bir iş insanı ile arkadaş oldu. Gracie, o dönemde genç bir çocuk olan oğlu Carlos’u öğrencisi olarak kabul etmesi için Mitsou Maeda’dan ricacı oldu. İkili 6 yıl boyunca newaza stilinde judo antrenmanları yaptılar. Bu sürenin sonunda ailesinin Rio’ya taşınma kararıyla, Carlos Gracie de Maeda ile olan antrenmanlarına veda etmek zorunda kaldı. Fakat hırslı ve iyi bir öğrenci olan Carlos, Maeda’dan öğrendiği teknikleri başkalarına da öğretmek istiyordu. Bir noktada, edindiği bilgileri kardeşleriyle de paylaşmaya başladı. Ancak kardeşlerin en minyon ve güç bakımından en zayıf olanı Hélio söz konusu teknikleri uygulamada sıkıntılar yaşıyordu. Bunun üzerine Gracie kardeşler mevcut teknikler üzerinde çeşitli düzenlemeler yapmaya başladı. Japon Jiu-Jitsu’sunun atma ve düşürme üzerine kurulu teknikleri dönüşerek, yerde mücadele, boğma ve pes ettirmenin ön plana geçtiği şekilde evrimleşti. Bu şekilde, boyut ve güç fark etmeksizin herkes tarafından kullanılabilecek daha saf bir teknik ortaya çıktı. İşte bu inovasyonlar neticesinde Brazilian Jiu-Jitsu doğmuş oldu. 

İlk BJJ okulu ve kendini kanıtlama dönemi

1925 yılında Rio’da Gracie ailesi tarihin ilk Jiu-jitsu okulunu açtı. Academia Gracie de Jiu-Jitsu ismiyle açılan okulda, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Yıllar içerisinde Gracie ailesi ve öğrencileri sayısız maça ve turnuvaya katıldı. Farklı dalları icra eden dövüşçülerin karşısına geçen Gracie ailesi ve onların yetiştirdiği öğrenciler, bu müsabakalarda nadiren yeniliyordu. Zamanın şampiyonlarına meydan okuyan, kendinden çok daha iri ve güçlü rakipleri pes ettiren bu sporcular, BJJ tekniğinin belli bir itibar kazanmasını sağladı. Ayrıca bu şekilde sürekli teste tabi tutulan BJJ, güreş ve diğer grappling sporlarının kimi kısımlarını bünyesine katarak hiç durmadan evrimleşti, gelişti ve bugünkü anladığımız halini aldı.  Gracie’lerin turnuvalardaki başarıları, küçük ebatlı adamların iddialı dövüşçüleri pes ettirmesi ve sporun giderek gelişmesi kulaktan kulağa yayılmaktaydı. Ancak BJJ ismi Hélio’nun oğlu Rorion’un Amerika Birleşik Devletleri’ne göç etmesine kadar Brezilya dışında neredeyse hiç duyulmamıştı. Yine bir yolculukla başlayan bu ikinci kırılım noktası, artık dövüş sanatları dünyasına herkes tarafından kabul görmüş ve teknik bakımdan olgunluğa erişmiş yepyeni bir dal kazandıracaktı.

UFC’nin ortaya çıkışı ve dünya tarafından tanınması

Rorion ABD’ye göç ettiğinde 1970’lerin sonlarıydı. Ailesinin geliştirdiği BJJ sporunu daha geniş kitlelere yaymak için sabırsızlanıyordu. Brezilya’da kendisine ve ailesine sayısız başarı getiren müsabakalardan aldığı ilhamla, BJJ’in etkinliğini göstermek için bir dövüş sanatları turnuvası düzenledi. Bu turnuvaya Ultimate Fighting Championship (UFC) ismini verdi.  İlk kez 1993 yılında oynanan UFC’de oldukça az kural vardı. Farklı dövüş sanatlarını icra eden sporcular katılabiliyor, her gece bire birde tek maç oynanıyor ve kaybeden eleniyordu. Rorion UFC’nin bu şekilde BJJ isminin hak ettiği yere gelmesine ön ayak olacağına emindi.   Rorian BJJ temsilcisi olarak turnuvaya en genç kardeşi Royce’u soktu. Royce’un zayıf ve gösterişsiz fiziğine rağmen elde edeceği şampiyonluk, BJJ’in etkinliğini dünyaya göstermek için mükemmel bir örnek olacaktı. Gerçekten de Royce turnuvada adım adım ilerlemeye başladı. Tüm rakiplerini yenmesi önce rakiplerin kendisini sonra da elbette ki izleyicileri şaşkına düşürmüştü. İşin sırrı doğru tekniklerde ve fizik kurallarını zayıf görünümlü rakibin hizmetine veren kaldıraç prensibindeydi. Royce bu şekilde sonraki UFC turnuvalarını da kazandı. Başarıları dünyanın dört bir yanından dövüş sanatları meraklısının BJJ etrafında toplanmasına vesile oldu. Böylece yüzyılı aşkın süredir gelişimini sürdüren BJJ, alanında bir devrim yaratarak tüm dünyaya yayıldı.

Türkiye’de BJJ ve ilk soyun başlangıcı

Türkiye’deki ilk BJJ kulübü, hocamız Burak Değer Biçer tarafından 2010 yılında kuruldu. O kulüp, bu satırları sayfasında okuduğunuz Corvos Combat’tan başkası değil. Corvos Combat bugüne kadar** 500’ten fazla sporcuya BJJ ve MMA alanında eğitim verdi. Türkiye’de bu alanlarda pek çok ilke imza atılmasını sağladı. Son olarak Türkiyede düzenlenen ilk ADCC turnuvasını organize etti.  Burak Değer Biçer hocamız aynı zamanda Türkiye’de ilk BJJ soyunu başlatan, yani bir siyah kuşak olarak bir diğer dövüşçüye siyah kuşak veren ilk kişi olma özelliğine sahip. Biçer, kendi siyah kuşağını ise, 2012 yılında, modern BJJ efsaneleri içerisinde gösterilen Ricardo Vieira’dan aldı. Hocamızın lineage’ı, yani soyu ise şu şekilde: Mitsuyo Maeda > Carlos Gracie > Hélio Gracie > Rolls Gracie > Romero Cavalcanti > Ricardo Vieira > Burak Değer Biçer Türkiye’de BJJ alanında daha gitmek istediğimiz çok yol var. Siz de bu spora başlamayı arzuluyor veya BJJ disiplini ile ilgili bilgilerinizi pekiştirmek istiyorsanız, Burak Değer Biçer Hoca’nın seçmiş olduğu videolara göz atabilirsiniz. Daha fazla bilgi edinmek ve BJJ antrenmanlarına katılmak için ise, bizleri 0(539)5934040 numaralı telefonumuzdan arayabilir, Zincirlikuyu’daki yeni akademimizi ziyaret edebilirsiniz. 

Corvos Haftalık Haber Bülteni #005

Dana White, 30 Mayıs Etkinliğinin Las Vegas’ta Gerçekleştirileceğini Duyurdu.

Woodley ve Burns Aynı Kartta!

Organizasyon, sekiz gün içinde Florida, Jacksonville’de yapılan üç etkinlikle faaliyetlerine geri döndüğünden beri, Las Vegas’taki UFC Apex’e de geri dönmek istediğini açıkça belirtti. White, Çarşamba günü Las Vegas Review-Journal’a yaptığı açıklamada 30 Mayıs’ta Las Vegas’a geri döneceklerini açıkladı. Fakat planlanan etkinlik tarihine 1.5 hafta olmasına rağmen, Nevada Eyalet Atletizm Komisyonu, eyalette gerçekleşecek dövüş sporu organzasyonları ile ilgili kararı henüz onaylamadı. White’ın 30 Mayıs’ta UFC’nin Las Vegas’a döneceğini belirtmesi, NSAC’nin UFC’nin Apex’teki etkinliklere ev sahipliği yapmasını mümkün kılacak kararın çok yakında onaylanacağını bildiğini gösteriyor. 30 Mayıs’ta gerçekleşecek etkinlikte dövüş kartına eski şampiyon Tyron Woodley ve Gilbert Burns arasındaki maç da olacak. Woodley 2018 yılının Mart ayında UFC 235 kartında Kamaru Usman’a kaybettiği maçın ardından oktagona ilk kez çıkacak. Burns ise, Demian Maia’ya karşı aldığı galibiyetten sonra ilk kez kafese adım atacak. UFC’nin 30 Mayıs’tan itibaren Apex’te etkinlik düzenlemesine izin verilirse, Apex gelecekteki tüm etkinliklere ev sahipliği yapacak.

Khabib’in Babası Hala Yoğun Bakımda ve Durumu Ağır

Khabib Nurmagomedov’un babası Abuldmanap Nurmagomedov’un yeniden yoğun bakıma alındığı bildirildi. Çok sayıda Rus medya kuruluşu Abdulmanap Nurmagomedov’un tıbbi bir komada olduğunu belirtiyor. Abdulmanap’ın geçirdiği son kalp ameliyatının ardından komadan uyandığı ancak konuşamadığı ve hareket edemediği söyleniyordu. Gelen son haberlere göre baba Nurmagomedov’un durumu daha da kötüye gidiyor. Medya kuruluşlarından gelen son rapora göre, Abdulmanap’ın nefes almakta güçlük çektiği için yaşam desteğine bağlandığı söyleniyor. Abdulmanap COVID-19 ile mücadele ediyor. Durumla ilgili en güncel haberden önce Khabib, resmi Instagram hesabından aşağıdaki açıklamayı yayınladı: “Yakın akrabalarımın 20’sinden fazlası COVID-19’dan acı çekti ve yoğun bakımda kalmak zorunda kaldı. Bazıları artık bizimle deği”, “Babama gelince, onun adına çok fazla destek aldım ve insanlar babam hakkında sorular sormaya devam etti. O hala hastanede. Hala bu hastalıkla mücadele ediyor. Ayrıca COVID-19 nedeniyle kalp komplikasyonları var. Desteğiniz, dilekleriniz ve dualarınız için herkese teşekkür etmek istiyorum. Ben de en iyisini diliyorum. Güvenli ve sağlıklı olun. Çok teşekkür ederim.”

Gabi Garcia, Rafael Lovato Jr., Benson Henderson ve Daha Fazlası F2W 141 & 142 için Açıklandı

COVID-19 gündemi dahilinde gerçekleştirdiği ilk hafta sonu şovlarından bu yana Dallas’a yeni grappling etkinlikleri getirme arayışına devam eden F2W, gelecek hafta sonu yapılacak karşılaşmalara diğer elit BJJ sporcular serisiyle birlikte başlıyor. Bu Cumartesi gerçekleşecek F2W 141, Rafael Lovato Jr. ve Arnaldo Maidana de Oliveira arasında bir ana etkinliğe ev sahipliği yapacak. Lovato, organizasyon içinde 5-1 rekoru olan tanıdık bir yüz. Rakibi de Oliveira ise bir F2W *veteran’ı ve 2017 No-Gi Dünya şampiyonu, 2015 Amerikan Ulusal Şampiyonası’nda altın madalya da dahil olmak üzere birçok ünvana sahip.

F2W141

Mackenzie Dern, 30 Mayıs’taki UFC Etkinliğinde Hannah Cifers ile Yüzleşecek

Jiu Jitsu’nun parlayan yıldızı Mackenzie Dern’i gelecek hafta sonu Hannah Cifers karşısında nihayet Oktagon’da göreceğiz. İkili, 30 Mayıs’ta gerçekleşecek olan ESPN 9 kartındaki UFC’de karşılaşacak. Dern’in başlangıçta Nisan ayında Ariane Carnelossi ile karşılaşması planlanmıştı. Ancak COVID-19 salgını Carnelossi’nin savaşa girmesini engelledi. Cifers daha sonra Carnelossi’nin yerini aldı ancak salgın nedeniyle tüm etkinlikler iptal edildi. Müsabaka geçici olarak 23 Mayıs için yeniden planlandı ancak bir hafta daha ertelendi. Dern, profesyonel MMA kariyerinde 7-1 gibi bir kayda sahip. Yıldız dövüşçü, kariyerindeki tek mağlubiyetini geçtiğimiz Ekim ayında karşılaştığı Amanda Ribas’a karşı aldı. Cifers ise 10-4’lük bir kayda sahip ve son üç maçından ikisini kazandı. Etkinliğin Las Vegas’taki UFC Apex’te gerçekleştirilmesi planlanıyor. Fakat yine de Nevada Eyalet Atletizm Komisyonu tarafından onaylanmayı bekliyor.

IBJJF 2020 Etkinliğinin Tümünü Askıya Aldı

Uluslararası Brezilya Jiu Jitsu Federasyonu’nun resmi web sitesinde yayınladığı bir bildiride, 2020 takvimindeki tüm etkinliklerin, “…yarışmalara devam etmek güvenli olana kadar…” şeklinde belirttilen bir kararla askıya alındığı açıklandı. Açıklama aynı zamanda, IBJJF’in, COVID-19 sonrası turnuvaların alt yapısı üzerinde, hem yerel hem de uluslararası düzeyde hükümet ve topluluklarla çalışmayı planladıklarından bahsediyor. Tüm IBJJF üyeleri federasyona olan kayıtlarını ve üyelik kayıtlarını 1 Mart 2021 tarihine kadar geriye dönük olarak kullanabilecek ve kuruluş etkinlik programını sürdürene kadar tüm yıllık üyelikler devam edecek.

Venice Plajında Bulunan Cesedin Eski WWE YıldızıShad Gaspard’a Ait Olduğu Kesinleşti

NBC Los Angeles’ın belirttiği habere göre, Çarşamba günü saat 13:30’da Kaliforniya’nın Venice Plajı’nda karaya vuran cesedin 39 yaşındaki eski WWE güreşçisi Shad Gaspard’a ait olduğu doğrulandı. Gaspard, geçtiğimiz Pazar günü 10 yaşındaki oğluyla okyanusta yüzerken kaybolmuştu. Kıyıdan yaklaşık 50 metre öteye vuran iki dalganın altında kalan güreşçinin gelen cankurtaran ekiplerine önce oğluna yardım etmeleri gerektiğini söylediği belirtildikten sonra kaybolduğu açıklandı. Gaspard’ın cansız bedeni, sahildeki bir cankurtaran kulesinin yakınında, bölgeden geçen bir koşucu tarafından bulundu. Bedenin adli tıp ekiplerince Gaspard’a ait olduğu onaylandı. 2000’li yılların başlarında Cryme Time ekibinin bir parçası olduğu profesyonel güreş kariyerine ek olarak Gaspard, Hollywood’da da Will Ferrell ile Get Hard’da önemli bir role sahipti.

Haftanın Kelimesi

Veteran: Belirli bir dövüş sporu organizasyonunda uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde dövüşen dövüşçülere verilen, gedikli, usta, gazi gibi anlamları karşılayan ünvan.

Corvos Haftalık Haber Bülteni #004

Georges St-Pierre UFC Onur Listesi’ne Katılıyor!

UFC 249 sırasında, eski welter ve orta siklet şampiyonu Georges St-Pierre’in bu yıl UFC Hall of Fame’e gireceği açıklandı.

St-Pierre, Forrest Griffin (2013), BJ Penn (2015), Urijah Faber (2017), Ronda Rousey (2018), Rashad Evans (2019) ve Michael Bisping’e (2019) katılacak ve ‘Modern Wing’ üyesi olarak bu listeye girecek.

‘Modern Dönem’ kategorisinde UFC Onur Listesi’ne girmeye hak kazanmak için, sporcular 17 Kasım 2000 tarihinde veya sonrasında profesyonel olarak dövüşmeye başlamış, asgari 35 yaşında ve bir yıldan fazla emekli olmalı.

28-2’lik profesyonel bir rekorla emekli olan GSP, MMA tarihinin her yönüyle bütün olan nadir savaşçılardan biriydi. UFC Başkanı Dana White, Cumartesi günü yaptığı açıklamada, “Georges St-Pierre, sporun küresel olarak oluşturulmasına yardımcı oldu ve Kanada’da MMA’in öncüsü” dedi.

GSP

Khabib vs Gaethje Ertelendi! Khabib’in Babası Komada, Durumu Kritik

UFC hafif siklet şampiyonu Khabib Nurmagomedov’un babası Abdulmanap Nurmagomedov’un Dağıstan’da kaldırıldığı hastanede komaya girdiği öğrenildi. Geçtiğimiz günlerde Moskova’da askeri bir hastaneye sevk edilerek kalp ameliyatı geçirdiği öğrenilen Abdulmanap Nurmagomedov’un durumunun kritik olduğu belirtildi. UFC Başkanı Dana White ve Khabib’in ezeli rakibi Conor McGregor iyi dileklerini ileten açıklamalar yaptı.

Abdulmanap Nurmagomedov iki haftadan önce Dağıstan’da bir hastaneye kaldırıldı. Hastaya pnömoni ve grip benzeri semptomlarla teşhis kondu. Koronavirüs şüphesiyle test olan Abdulmanap’ın sonucu negatifti.

Khabib & Abdulmanap

57 yaşındaki Abdulmanap, Khabib’in baş antrenörüydü ve onun UFC hafif siklet şampiyonu olarak 28-0’lık bir rekor kırmasını sağlayan en büyük etken. Ayrıca diğer dövüşçülere de antrenörlük yapıyor ve Rusya’nın en saygın güreş ve Sambo antrenörlerinden biri.

Şampiyon Khabib Nurmagomedov ile geçici kemer sahibi Justin Gaethje arasındaki maçın Temmuz ayı sonlarında yapılacağı duyurulmuştu. Khabib’in babasının durumu sebebiyle bu planlar değişti ve UFC Başkanı Dana White bu büyük gösteriyi Eylül ayında gerçekleştirmeyi hedeflediklerini açıkladı.

White, Khabib ile telefonda kişisel olarak görüştükten sonra, UFC yetkililerinin Gaethje ile mücadele için Eylül ayında anlaşma imzalayacaklarını söyledi.

Dana White: “Dün Khabib ile konuştum ve Eylül dedi, Eylül ayında dövüşmeye hazırım.”

BKFC’den 20M$’lık Teklif Alan Mike Tyson, Eski Rakibi Holyfield’la Covid-19 Mağdurları İçin Tekrar Dövüşeceğini Açıkladı

Mike Tyson ile Holyfield’ın, geliri tamamen Covid-19 mağdurlarına bağışlanmak üzere yapılacak bir gösteri maçında karşı karşıya gelecekleri iddia edildi.

Tyspn & Holyfield

Eski ağır siklet boks şampiyonu Mike Tyson, 15 yıllık aradan sonra olası bir geri dönüşü işaret etti.

Tyson, Instagram hesabında son idmanından bir görüntü kolajı paylaştı. Fiziksel olarak oldukça iyi görünen Tyson’ın yumruk kombinasyonlarını içeren klip, bir kaç saat içinde üç milyondan fazla görüntüleme aldı.”Geri döndüm!” diyen 54 yaşındaki Tyson, 2005’ten beri profesyonel bir boks maçına çıkmadı. Daha önce Sky’da yer alan habere göre Tyson’ın eski rakiplerinden Holyfield, geliri Covid-19 mağdurlarına bağışlanmak üzere yapılacak bir gösteri maçına açık olduğunu söylemişti.

 

 
 
 
 
 
Bu gönderiyi Instagram’da gör
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
 

 

Mike Tyson (@miketyson)’in paylaştığı bir gönderi ()

Holyfield’ın bu demeci ve Tyson’ın idman videolarından sonra efsane ikilinin yıllar sonra bir yardım ve gösteri maçında tekrar ringe çıkabileceği yönünde haberler ağırlık kazandı.

İkili, 90’larda Tyson’ın Holyfield’ın kulağını ısırdığı maç dahil iki kez karşılaşmış, iki maç da Tyson’ın mağlubiyetiyle sonuçlanmıştı.

Mike Tyson, geçtiğimiz aylarda Hotboxing with Mike Tyson adlı programında “Dövüş ve savaş sanatının nasıl yapıldığını çok iyi biliyorum. Hayatım boyunca buna çalıştım. Bu nedenle ringe çıkmaya korkuyorum. Çünkü ben bir yok ediciyim… Bunun için doğdum. Ama artık içimde o duygu yok. O günler geride kaldı. İçim boş… Artık hiçbir şeyim” demişti.

Ancak Mike Tyson, geçtiğimiz haftalarda bu açıklamasının tam aksi bir yorumda bulundu. “Kendimi durdurulamaz hissediyorum” diyen efsane isim “Tekrar eskisi gibi hissediyorum. Savaş tanrısı egomu yeniden alevlendirdi ve yeniden savaşmamı istiyor” orumunda bulundu. Peş peşe yaşanan bu gelişmeler, Mike Tyson hayranlarını heyecanlandırdı.

Tyson

Kaynak: https://www.mynet.com/mike-tyson-ringlere-geri-donuyor-280648-myspor

UFC Fight Night: Overeem vs. Harris Dövüş Kartı, Tarih, Saat ve Nerede İzlenir?

Ultimate Fighting Championship, Jacksonville’de bu hafta sonu üçüncü UFC etkinliğini kapalı kapılar ardında bir kez daha gerçekleştirmeye hazırlanıyor. Son iki etkinlikte heyecan verici olaylara tanık olduktan sonra, MMA taraftarları Pazar günü Octagon’da Walt Harris ve Alistair Overeem arasındaki hesaplaşmaya ev sahipliği yapacak.

UFC Fight Night: Overeem vs. Harris’in ortak ana etkinliğinde 6 numaralı sıralamada Claudia Gadelha ile eğlenceli Angela Hill arasında tehlikeli gibi bir eşleşme görülecek. Ayrıca ana kartta orta sikletler Eryk Anders ve Krzysztof Jotko çarpışırken, tüy siklet maçlarında Dan Dange’nin Edson Barboza ve Song Yadong’un Marlon Vera ile karşılaşmasını izleyeceğiz. Ön kartta, Kevin Holland, Mara Romero Borella, Cortney Casey, Darren Elkins’in severek izleneceğinden şüphe yok.

UFC Fight Night

Closed Guard the Movie – Jiu Jitsu’nun Kökenleri

Jiu Jitsu tarihinizi biliyor musunuz? Hayır, Helio Gracie’yi resminden tanıyabiliyor musun demiyorum, ondan çok çok daha öncesinden bahsediyorum.

Jiu Jitsu’nun efsane ismi Robert Drysdale’in araştırmaları ve önderliğiyle ilerleyen Closed Guard belgesel film projesi, çok sevgili dövüş sanatımızın kökenleri hakkında sormayı bile düşünmediğiniz soruları cevaplayarak Jiu Jitsu tarihinin derinliklerine inmeyi planlıyor. Hala düzenlenmekte olan ve çıkış tarihinin bu yaz olarak duyurulduğu film “kapalı guard” olarak isimlendirildi ve bir fragman yayınlandı.

Closed Guard The Movie

Fragmana eşlik eden bir altyazıda, filmin yaratıcıları belgeseli oluşturma görevlerini açıkladılar:

““Köklerinizi tanıyın” (know your roots) terimi BJJ çevrelerinde çok fazla kullanılıyor, ancak gerçekte köklerimizi ne kadar biliyoruz? Bu filmin amacı her zaman BJJ’nin tarihini mümkün olduğunca doğru, tarafsız ve önyargısız olarak anlatmaktı. Tarihin uzunluğu ve karmaşıklığı, hiç tanıtılmamış karakterlerin sayısı, tarihi düzeltme hedefimiz (ilk etapta neyin yanlış olduğunu belirtmeden yapamadığımız) göz önüne alındığında zor da olsa bu filmi bizim için muazzam bir görev haline getirdi. Senaryonun 6 numaralı versiyonundayız ve bu Jiu Jitsu’nun tarihi hakkında daha fazla bilgi edindikçe değişmeye devam ediyor.”

“Closed Guard belgeseli Commodore Perry’nin“ silah-bot Diplomasi’sinden Sumo Güreşçileri ve Amerikan denizcileri arasındaki Doğu ile Batı arasındaki ilk mücadeleye, Batı Felsefesi ve güreşin Kano’nun *Kodokan Judo okulunu yaratma sürecine olan etkisine, Rus-Japon Savaşı ve bunun Japon göçüne olan etkisine, 20. yüzyılın başlarındaki orijinal Jiu-Jitsu “Çılgınlığı”, Amazon’daki kauçuk patlaması, bir grup Japon maceracıya, İskoç kökenli göçmenler ve onların ethoslarına, Judo, Capoeira, Boks, Greko-Romen ve Catch Wrestling arasındaki çekişmenin Olimpik Judo’yu giderek nasıl beslediği ve uzmanlaşmak için alan sağladığına, Jiu Jitsu’nun Brezilya Judo’su olarak anıldığı günlere.. Tüm bu seyrek ilişkili olayların yan ürünü olan, Olimpik Judo’dan Vale-Tudo’yu insanlara MMA olarak satmaya ve yeni bir marka yaratmaya kadar olan Jiu Jitsu evrimine paralel olarak farklı bir versiyonun geliştirilmesi fikridir.”

Filmi merak ediyorsanız instagram sayfalarını https://www.instagram.com/closedguardthemovie/ bağlantısından takip edebilirsiniz.

Haftanın Kelimesi

Kodokan: 1882 yılında Jigaro Kano tarafından kurulmuş, dünya Judo komünitesinin ana karargahı olan büyük okul.

Bizi Takip Et
Corvos Combat Instagram

This endpoint has been retired

instagram default popup image round
Follow Me
502k 100k 3 month ago
Share
Privacy Settings
We use cookies to enhance your experience while using our website. If you are using our Services via a browser you can restrict, block or remove cookies through your web browser settings. We also use content and scripts from third parties that may use tracking technologies. You can selectively provide your consent below to allow such third party embeds. For complete information about the cookies we use, data we collect and how we process them, please check our Privacy Policy
Youtube
Consent to display content from Youtube
Vimeo
Consent to display content from Vimeo
Google Maps
Consent to display content from Google